Sümbülzade Vehbi Efendi Padişaha Yazdıgı Şiir

KraL

GameOWNER
Administrator
Katılım
11 Kas 2017
Mesajlar
962
Tepki
102
Konum
Ara BuL
Osmanlı Şairleri: Sümbülzade Vehbi Efendi Padişaha Yazdığı Şiir:

Osmanlı İmparatorluğu'nun altı yüz yıl süren tarihine damgasını vuran pek çok değerli şairler yetiştirmiştir. Bu şairlerden biri de Sümbülzade Vehbi Efendi'dir. Özellikle padişahlara ithaf ettiği şiirleriyle tanınan Vehbi Efendi, Osmanlı edebiyatında önemli bir yere sahiptir.

Vehbi Efendi'nin en dikkat çeken eserlerinden biri, Osmanlı padişahlarına yazdığı şiirlerdir. Bu yazıda, özellikle Padişah III. Ahmed'e ithaf ettiği şiiri ele alacağız. Vehbi Efendi, III. Ahmed'in tahta çıkmasının ardından ona olan sevgi ve saygısını ifade etmek amacıyla bu şiiri yazmıştır.

Vehbi Efendi Kimdir?​


Sümbülzade Vehbi Efendi, 18. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşamış bir şairdir. İstanbul'da doğmuş olan Vehbi Efendi, öncelikle medrese eğitimi almış ve ardından devrin önemli hocalarından edebiyat dersleri alarak kendini geliştirmiştir. Divan edebiyatı geleneği içerisinde yetişmiş olan Vehbi Efendi, özellikle şiirleriyle tanınmıştır.

Sümbülzade Vehbi Efendi


Osmanlı Şairleri ve İmparatorluk​


Osmanlı İmparatorluğu döneminde edebiyat, saray kültürünün önemli bir parçasıydı. Padişahlar ve diğer devlet büyükleri, şairlerin kaleme aldığı şiirlerle adeta taçlandırılıyordu. Osmanlı şairleri, genellikle padişahların övgüsünü dile getiren, onların güç ve kudretini anlatan şiirler yazmaktaydı. Bu şiirler, hem toplumda padişaha olan sevgi ve saygıyı pekiştiriyor, hem de imparatorluğun gücünü dış dünyaya duyuruyordu.

Osmanlı şairleri, divan edebiyatının kurallarına uygun olarak şiirlerini yazmaktaydı. Aruz veznini kullanarak, kusursuz bir uyak ve ritim oluşturan bu şairler, şiirlerinde genellikle temiz ahlaki değerleri, cömertliği, adaleti ve sevgiyi işlerdiler. Sümbülzade Vehbi Efendi de bu geleneğe uygun şiirler kaleme alan önemli bir Osmanlı şairidir.

III. Ahmed'e Yazılan Şiir​


Sümbülzade Vehbi Efendi, Padişah III. Ahmed'e olan saygısını ve sevgisini ifade etmek amacıyla "III. Ahmed'e Mersiye" adlı bir şiir kaleme almıştır. Bu şiir, padişahın tahta çıkışının kutlandığı gün okunmuş ve büyük bir beğeni toplamıştır.

Bu destansı şiirde, III. Ahmed'in erdemleri, liderlik vasıfları ve hükümdarlık yetenekleri övgüyle anlatılır. Ayrıca, padişahın adaleti ve hoşgörüsü de vurgulanır. Şiirin genel teması, padişahın eşsiz bir lider olduğudur ve Vehbi Efendi, bu şiirle ona olan hayranlığını dile getirir.

Vehbi Efendi'nin, padişaha hitaben yazdığı bu şiirde kullandığı dil oldukça ağır ve süslüdür. Şiirde, zengin bir dil ve şiirsel anlatımlar kullanılmıştır. Osmanlı Türkçesi'nin ahenkli yapısını göz önünde bulundurarak şiiri okuyanlar, hem dilin zenginliğini yaşar, hem de padişaha olan hayranlık duygusunu hissederler.

Sümbülzade Vehbi Efendi'nin Eserleri​


Sümbülzade Vehbi Efendi, "Bekâ" adlı bir kasidenin yanı sıra pek çok gazel, kaside ve rubainin de sahibidir. Şiirleri divan edebiyatının en önemli örneklerinden kabul edilir ve Osmanlı kültürü içerisinde önemli bir yere sahiptir.

Vehbi Efendi, II. Mustafa döneminde veziriazam olan Süleyman Paşa'nın üstadıdır ve onun için şiirler kaleme almıştır. Ayrıca, padişahlara ithaf ettiği şiirlerinin dışında farklı konulara da değinen Vehbi Efendi'nin şiirlerinde aşk, hüzün, doğa ve insan hayatı gibi temalar da yer alır.

Sümbülzade Vehbi Efendi'nin Mirası​


Sümbülzade Vehbi Efendi, Osmanlı şairleri arasında önemli bir yere sahiptir ve şiirleriyle Osmanlı İmparatorluğu'nun kültürel birikimine katkıda bulunmuştur. Edebiyat dünyasında kendine özgü bir üslup oluşturan Vehbi Efendi, genç şairlere de ilham kaynağı olmuştur.

Vehbi Efendi'nin şiirleri günümüzde hala değerini korumaktadır. Hem edebiyat araştırmacıları hem de edebiyatseverler, onun şiirlerini okuyarak Osmanlı İmparatorluğu'nun kültürel zenginliğini keşfedebilirler. Ayrıca, divan edebiyatının bugüne yansıması olan bu eserler, Türk edebiyatının temel taşlarından birini oluşturur.

Osmanlı şairleri arasında önemli bir şair olan Sümbülzade Vehbi Efendi, yarattığı şiirlerle Osmanlı İmparatorluğu'na ve padişahlara olan sevgisini dile getirmiştir. Padişah III. Ahmed için kaleme aldığı şiiriyle büyük beğeni toplayan Vehbi Efendi, genç şairlere de ilham vermiş ve Osmanlı divan edebiyatının önemli bir simgesi olmuştur.

Mersie Şiiri​

Nerdesin şevketlim, Sultan Hamid Han?
Feryâdım varır mı bârigâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan,
Şu nankör milletin bak günahına.

Târihler ismini andığı zaman,
Sana hak verecek, ey koca Sultan;
Bizdik utanmadan iftara atan,
Asrın en siyâsî Padişâhına.

“Pâdişah hem zâlim, hem deli” dedik,
İhtilâle kıyam etmeli dedik;
Şeytan ne dediyse, biz “beli” dedik;
Çalıştık fitnenin intibahına.

Dîvâne sen değil, meğer bizmişiz,
Bir çürük ipliğe hülyâ dizmişiz.
Sade deli değil, edepsizmişiz.
Tükürdük atalar kıblegâhına.

Sonra cinsi bozuk, ahlâkı fena,
Bir sürü türedi, girdi meydana.
Nerden çıktı bunca veled-i zinâ?
Yuh olsun bunların ham ervâhına!
Bunlar halkı didik didik ettiler,
Katliâma kadar sürüp gittiler.
Saçak öpmeyenler secde ettiler.
Tükürün onların pis külâhına.

Haddi yok, açlıkla derde girenin,
Sehpâ-yı kazâya boyun verenin.
Lanetle anılan cebâbirenin
Bu, rahmet okuttu en küstahına.

Çok kişiye şimdi vatan mezardır,
Herkesin belâdan nasîbi vardır,
Selâmetle eren pek bahtiyardır,
Harab büldânın şen sabahına.

Milliyet dâvâsı fıska büründü,
Ridâ-yı diyanet yerde süründü,
Türkün ruhu zorla âsi göründü,
Hem Peygamberine, hem Allâh’ına.

Lâkin sen sultânım gavs-ı ekbersin
Âhiretten bile himmet eylersin,
Çok çekti şu millet murada ersin
Şefâat kıl şâhım mededhâhına.

(Sultan AbulHamid Hân’a ithafen-Rıza Tevfik Bölükbaşı )

Lûgat
İstimdad: Medet ve yardım istemek
Beli: Evet
Ervâh: Ruhlar, canlar
Cebâbire: Zâlimler
Büldân: Şehirler, iller
Mededhâh: Yardım bekleyen
Vaktiyle İttihat ve Terakki fırkasının içinde Abdülhamid Han’a düşmanlık eden Süleyman Nazif’de pişmanlığını aşağıdaki şiiri ile dile getirmiş.

“Padişahım gelmemişken yada biz,
İşte geldik senden istimdada biz,
Öldürürler başlasak feryada biz,
Hasret olduk eski istibdada biz.

Dem-bedem coşmakta fakr u ihtiyaç,
Her ocak sönmüş ve susmuş, millet aç.
Memleket matemde, öksüz taht u taç,
Hasret olduk eski istibdada biz.
 
AnaSayfa Kayıt Ol Giriş Yap
Üst