Serious Sam 3: BFE

Asyacuk

Moderator
Moderatör
Katılım
12 Kas 2022
Mesajlar
592
Tepki
2
Eskiden FPS dediğimiz zaman aklımıza DOOM, Quake, Duke Nukem, Heretic tarzı oyunlar gelirdi. Bu oyunlar temel bir hikaye üzerine kurulu bir şekilde düz mantık ilerler ve seviye seviye tonlarca düşman öldürdükten sonra son bölüme gelip Boss’u öldürür ve mutlu sona ulaşırdınız.

Şimdi ise FPS dediğinizde sadece aklımıza kelimenin bire bir anlamı geliyor, yani birinci şahıstan görüş shooter’ı. Buradan yola çıkarak artık bazı oyunlar FPS olmasına rağmen shooter olarak ekstradan isimlendiriliyor. Bu tarz yeni oyunlarda artık yetenek ağaçları var, taktiksel bölümler var, tecrübe puanları ve hatta bazılarında kendi karakterinizin şeklini bile belirleyebiliyorsunuz. Yeni çağ ile birlikte değişen bu yöntemler yeni fikirlerin oluşup bu fikirlere olan talebin artmasıyla daha da hızlı yayılıyor. Bugünkü neslin DOOM veya Duke Nukem 3D’yi bir Call of Duty veya Battlefield 3 kadar sevmemesi de bundan dolayı olsa gerek. Bütün bu değişimler belki oyun içeriğini zenginleştirip oynanışa değişik bir hava katmış olsa da bir şeyi baltalamaktan geri kalmadı; saf aksiyon.


6.jpg

Belki eski oyunlarda karakter kişiselleştirme, silah yeteneklerini yükseltme veya süre gelen film gibi bir hikaye ve ara sinematikler yoktu ancak o oyunlarda katıksız olarak gelişen bir saf aksiyon vardı. Şimdi burada dikkat çekmek istediğim nokta aksiyon kısmı. Az önceki cümlemi okuyup “Ne yani, Call of Duty/Battlefield’da aksion yok mu?” diye sorabilirsiniz. Evet elbette var, lakin benin bahsettiğim “saf” aksiyon çok farklı bir şey. Benim bahsettiğim saf aksiyon, elinizi farenin sol tuşundan kaldırmadan bir bölümü bitirmeniz, hangi düşmanda hangi silahı kullanacağınızı iyi seçmeniz, düşmanın zayıf noktasını iyi belirlemeniz, bazen ağır makinelinizi kurşun kovanları etrafa dağılırken bir anda kendinizi “AAAAAaaaaaaaaaa” diye bağırırken bulmanız. Benim bahsettiğim Serious Sam gibi bir oyun oynamanız.
 
Home Register Log In
Üst