Driver: San Francisco

Asyacuk

Moderator
Moderatör
Katılım
12 Kas 2022
Mesajlar
592
Tepki
2
Driver: San Francisco’yu açtığımda açıkça söylemek gerekirse tipik bir Driver oyunuyla karşı karşıya kalacağımı düşünüyordum. Özellikle ilk 10 dakika bu düşüncelerle geçti. Ancak 11. dakikadan itibaren tüm fikirlerim değişti. Neden mi? Nedenini birazdan anlatacağım. Oyunun hikâyesiyle işe başlayalım.

-Tanner son günlerde havalardasın bakıyorum

Driver: San Francisco, Driv3r’dan 6 ay sonrasını konu alıyor. Kahramanımız John Taner ve baş düşmanımız Charles Jericho, İstanbul’dan canlı olarak kurtulmayı başarır. Jericho, San Francisco’ya kaçar ve kahramanımızla ortağı onu takip ederler. İlk videoda Jericho’nun hapisane aracı içinde taşınmasını ve bu araçtan kaçtığını görüyoruz. Tanner ve ortağı onu kovalamaya başlıyor ve tam bu sırada kahramanımızın arabasına kocaman bir kamyon çarpıyor. İşte tam bu noktada işler hiç de tahmin etmediğimiz şekilde ilerlemeye başlıyor.


5.jpg

Tanner komaya giriyor ve ardından oyunun büyük bir bölümünde Tanner’ın rüyasında oynuyoruz. Rüyasında “Shift” adı verilen bir yetenek keşfeden Tanner, bu şekilde istediği zaman “shift” ederek, etraftaki herhangi bir aracın şoförü yerine geçebiliyor. Bu özellik, ilk bakışta Driver gibi bir oyunda anlamsız gözükebilir. Ancak oynanışa artı olarak birçok yenilik getirdiği için görmezden geleceksiniz. Tanner bu özelliğiyle birlikte polislerin kaçakları yakalamalarına, gençlerin okul masraflarını karşılamak için yaptıkları sokak yarışlarını kazanmalarına yardımcı olabiliyor. Bütün bunları yaparken aynı anda farklı araçları kullanarak görevinizi daha kolay şekilde yerine getirebiliyorsunuz. Örneğin bir aracı yakalayıp durdurmanız gerekiyor. Hemen “shift” yaparak karşı şeritteki bir aracı kontrol etmeye başlıyor ve takip ettiğiniz araca kafadan çarparak kolayca durdurabiliyorsunuz. Bu gibi küçük oyunlar, Driver: San Francisco’yu oldukça zevkli kılıyor.
 
Home Register Log In
Üst