Dreamfall Chapter: Book One: Reborn (İnceleme)

Asyacuk

Moderator
Moderatör
Katılım
12 Kas 2022
Mesajlar
592
Tepki
2
Dreamfall Chapters ile ilgili duygularım karışık. Bir yanım hikayenin büyüleyici etkisine hayran kalırken, diğer yanım oynadığım şeyin bir oyun olup olmadığını sorgulayıp duruyor.

Aslında bu sadece Dreamfall’a özel değil. Oynanış, son yıllarda insanlarla en çok tartıştığım konuların başında gelir. Kimse kusura bakmasın ama oynanış her zaman bir oyunun kalbi olmalıdır.

Tepki gösterebilirsiniz, hakkınızdır. Hikayelere aynı ölçüde değer vermediğimi düşünüp, eleştirebilirsiniz. Aslında aynı derecede önemlidir ama oyunların yavaş yavaş işin oynanış kısmını bir kenara atıp, “Bakın ne kadar sinematik bir etkimiz var!” kimliğine bürünmeleri hoşuma gitmiyor.


5.jpg





Özellikle The Walking Dead ile gelen "Yeni Nesil Macera Oyunu" furyası işte beni tam olarak bu yüzden rahatsız ediyor. Ben izlemek istiyor olsaydım, gider film izlerdim. Oyun oynamak istiyorum. Hikaye anlatımı kadar oynanışın da başarılı olması gerekiyor. İş macera oyunlarına gelince hikaye zaten her zaman ön planda olmalı, buna itirazım yok. Fakat The Walking Dead tarzı oyunların, sanki daha önce bu alanda muhteşem hikayeler anlatılmamış gibi muamele görmesi inanın beni rahatsız ediyor.

Atrus'un yazdığı kitaplarla evrenden evrene koşmamızın üzerinden 21 yıl geçti. O zaman da hikaye anlatımı macera oyunları için önemliydi, şimdi de önemli. Geri kafalı bir oyuncu olmamama rağmen, yeni oyunları da eskisi kadar seven birisi olmama rağmen, o beynimizi buharlaştıran bulmacaların uçup gitmesi beni gerçekten üzüyor.

Daha kesintisiz bir oyun deneyimi yaşıyor olduğumuz su götürmez bir gerçek, ama macera oyunlarını bitirmek bu kadar kolay olmamalı, Ben gerçekten, Myst gibi birçok macera oyununu çözmek için kullandığım defterleri özledim.


Dreamfall Chapters’a gelirsek…

Ne yazık ki Dreamfall da kendine örnek olarak The Walking Dead tarzını seçiyor ve muhteşem hikayesini ve atmosferini oynanış ile destekleyemeyen bir oyun oluyor. Aslında ilk Dreamfall: The Longest Journey’in de bu konuda gerçekten başarısız olduğunu hatırlıyorum. Muhteşem hikayesiyle, atmosferiyle ve unutmaz karakterleriyle klasik olmasa da hakkı verilmesi gereken çok başarılı bir yapımdı.

4.jpg



Book One da daha ilk saniyesinde hikaye açısından selefinin gerisinde olmayacağının garantisini veriyor. Açılış sahnesi bile insanın tüylerini diken diken edecek türden anlarla dolu. Hele 2006 yılında çıkan The Longest Journey’i oynamışsanız, duygularınızın sel olup gideceğinin garantisini veriyorum.

Zoe hala komadadır ve bu sefer geri dönüşü için ufakta olsa bir şansı vardır. Büyülü dünya olan Arcadia’dan Kian, idam edilmek üzere hapsedilmiştir ve April Ryan… Neyse, ne de olsa oyunu oynarken göreceksiniz. Her şeyi anlatıp, muhteşem bir hikayeyi berbat etmenin alemi yok.
 
Home Register Log In
Üst