Braum (Freljord'un Yüreği)

damlaozkal

Administrator
Administrator
Katılım
30 Eki 2022
Mesajlar
22
Tepki
1
Braum (Freljord'un Yüreği)

1668106649869.png


Hikayesi

Braum çocukken bile Freljord'lu diğer gençlerden daha iriydi. Fakat annesi ona cüssesini birilerini tehdit etmek veya korkutmak için kullanmaması gerektiğini öğretmişti. Kendisi gururlu bir çoban ailesinden geliyordu ve gerçek cesaretin güç kullanarak insanları dize getirmekte değil, zorda kalanları korumakta yattığına inanıyordu.

Braum henüz küçük bir çocukken, buz devleri komşu kabileyi yerle bir etmişti. Bu kabile uzun zamandır Braum'un halkının sürülerini avlasa da annesi hayatta kalanlara kürk, yiyecek ve ilaç götürerek onlara yardım etmek için tundrayı geçerken bir kez olsun tereddüt etmemişti. İlk başta Braum annesinin neden düşmanlara yardım ettiğini anlayamamıştı ama annesi birçok kişinin hayatını kurtardığında kabileler bir ömür boyu müttefik oldu. Sonunda annesinin tüm Freljord'un bir aile olduğunu söylerken ne demek istediğini anladı ve o günden itibaren tüm aileyi bir araya getirmeye yemin etti.

Braum büyüdükçe onun saygıdeğer Buzdoğanlardan biri olduğu anlaşıldı. Ancak onların arasında bile gücü ve elementlere karşı direnme becerisi diğerlerine kıyasla efsaneviydi. Zamanla bölgenin kahramanı haline geldi. Donmuş uçurumlara düşen çocukları kurtarıyor, kar fırtınasında mahsur kalan yolculara rehberlik ediyor ve koskoca aileleri vahşi yabanpençelerden koruyordu. Koca yürekli adam ne zaman ortaya çıksa herkes yardımın geldiğini anlıyordu. Neşesi, kahkahası ve cana yakınlığıyla tanınan bir umut sembolü haline gelmişti.

Braum sonunda büyüdüğü yerdeki vadi ve tundraların ötesinde de ona ihtiyaç olduğunu fark etti. Hüzünlü bir şekilde annesiyle vedalaştıktan sonra Freljord'u dolaşmak için yolculuğa çıktı.

Yıllar geçtikçe Braum'un başarıları ve iyilikleri hakkında sayısız hikâye ağızdan ağıza yayıldı. Bu hikâyelerin çoğunda az da olsa doğruluk payı bulunurdu; ancak bunlar zamanla abartılı ve gerçek dışı rivayetler haline geldi. Bu efsanelerden biri, Braum'un tek bir gecede devasa bir ormandaki ağaçların hepsini sadece elleriyle kestiğinden, bir diğeriyse volkanik patlama sırasında koca bir çiftliği kurtarmak için onu bir tepeye taşıdığından bahsediyordu.

Son zamanlarda anlatılan bir hikâye de Braum'un devasa koç başlı kalkanını nasıl bulduğuyla ilgiliydi. Hikâyeye göre bu, çok eskiden dövülmüş ve bir dağa yerleştirilmiş efsunlu bir mahzen kapısıydı. Braum içeriden gelen bağırışları duymuş ama kapıyı kıramamıştı. Daha sonra Braum yılmadan dağı yumruklarıyla kazmış ve içeride sıkışmış olan küçük trolü kurtarmıştı. Kırılmaz kapıyı menteşelerinden sökmüştü ve o zamandan beri yanında taşıyordu.

Braum, hakkındaki diğer pek çok efsanede olduğu gibi bunu duyduğunda da kahkahayı basmıştı. Yine de hikâyeleri yalanlamıyor; aksine onları benimsiyordu. Sonuçta gerçekleri söyleyerek insanları cömertliğe ve iyiliğe teşvik eden hikâyelerin önüne taş koymaya ne gerek vardı ki?

Kalkanını nasıl bulduğu tam olarak bilinmese de Braum kısa süre sonra kutsal bir bölge olan Rakelstake'e gitti. Burada birçok kabile, Avarosa'nın yeniden doğmuş hali olduğuna inanılan Savaş Anası Ashe'i dinlemeye gelmişti. Braum burada Tryndamere adlı barbarın kendini kanıtlamak için onunla yüzleşen herkesi acımasızca dövdüğüne tanık oldu.

Braum vahşeti izlerken Tryndamere'in gitgide kendini kaybettiğini fark etti. Düellolardan birinde gözünü kan bürüdü ve galip gelmesine rağmen rakibini öldürmeye kalktı. İşlerin çığırından çıktığına karar veren Braum, kalkanıyla yerdeki savaşçının önüne geçti ve Tryndamere kılıcını dur durak bilmeden kırılmaz kalkana savurdu. Barbar sakinleştiğinde, Braum neşesiyle kendini sevdirmeyi başardı ve ikili çok geçmeden birlikte gülüp içmeye başladı. Hatta bazıları Tryndamere'i Ashe'le tanıştıran kişinin Braum olduğunu söyler. Barbarsa yıllar sonra Ashe'le evlenip onun tek Yeminli'si oldu.

Braum hiçbir kabilenin tarafını tutmuyor, çünkü tüm Freoljord'luların kardeş olduğuna inanıyor. Yine de Ashe'i Freljord kabilelerinin yüzyıllardır süren kavgalarını sonlandıracak kişi olarak görüyor ve Avarosalar Braum'u kendilerinden sayıyor. Braum'un çoğu zaman çocuklara anlattığı hayali, bir gün Freljord'un kocaman bir aile olarak birleşmesi ve o günden sonra alçakgönüllü bir poro çobanı olarak emekliye ayrılmak.

Braum kimseyi düşmanı olarak görmese de kalkanını taşımaya başladığından beri Buz Muhafızlarıyla birkaç kez karşı karşıya geldi. Neden ona kin beslediklerini veya kalkanına neden bu kadar çok ilgi duyduklarını bir türlü anlayamıyor...
'Sana bir masal anlatayım ister misin?''

''Ben masal dinleyecek kadar küçük değilim ki Nine.''

''Olur mu hiç? Güzel bir hikâyeye kim hayır diyebilir?''

Kız biraz istemeyerek de olsa yatağına girip beklemeye başladı, bu savaşı kazanamayacağının farkındaydı. Dışarıda uğultular eşliğinde acı acı esen rüzgâr, düşen karları kırbaç misali savuruyordu.

''Ne anlatayım, Buz Cadısı olur mu dersin?'' diye sordu ninesi.

''Hayır, onu istemiyorum.''

''Braum hakkında bir şey olsa?''

Bir süre hâkim olan sessizliğin ardından yaşlı kadın gülümsedi.

O kadar çok var ki. Benim ninem hep anlatırdı bana Braum'un köyümüzü koca ejderhadan nasıl kurtardığını! Yahut bir keresinde, çok çok eskiden, nehir olmuş akan lavların içinden nasıl geçtiğini. Bir de –''

Duraksadı, parmağını dudaklarının üzerine götürdü. ''Braum'un kalkanını nereden bulduğunu anlatmış mıydım sana?''

Kız başını hayır anlamında salladı. Ocakta çıtırtılar eşliğinde yanan ateş, dışarıda uğuldayan rüzgârı uzak tutuyordu.

''Bizim köyün yukarısındaki dağlarda, efendime söyleyeyim, Braum adında bir adam yaşardı – Vaktinin çoğunu çiftliğinde geçirir, koyunlarına ve keçilerine bakardı, ama nasıl dünya tatlısı bir adam, onun gibisi görülmemiştir. Yüzünde hep bir tebessüm, dudaklarında daima bir kahkaha.

Neyse, günlerden bir gün korkunç bir şey olmuş: Senin yaşlarında küçük bir trol oğlan o dağa tırmanıyormuş ve dağın yamacına inşa edilmiş bir mezara denk gelmiş. Mezarın girişinde, ortasında bir parça Gerçek Buz olan kocaman, taştan bir kapı varmış. Kapıyı açtığında gözlerine inanamamış: mezarın içi altınla, mücevherlerle doluymuş. Aklına gelecek ne kadar hazine varsa hepsi oradaymış!

Tabii bunun bir tuzak olduğunu bilmiyormuş. Meğerse Buz Cadısı o mezarı lanetlemiş. Trol oğlanın içeri girmesiyle de büyülü kapının DAN diye arkasından kapanması bir olmuş! Ne denese nafile, açamamış kilitli kapıyı.

Derken, oradan geçen bir çoban duymuş çığlıklarını. Konu komşu yardıma koşmuş ama savaşçıların en kudretlisi bile o kapıyı açamamış. Oğlanın anasıyla babası da oracıkta bekliyormuş. Anasının feryatları dağın dört bir yanında yankılanmış ama ne çare?

Tam o esnada uzaklardan gelen bir kahkaha, duyan herkesi şaşkına çevirmiş.''

''Braum'dan geliyordu, değil mi?''

''Aferin sana! Braum kopan kıyameti duymuş, dağın yamacından aşağı koşturarak inmeye başlamış. Köylüler içeride kısılıp kalan trol oğlanı ve laneti anlatmış. Braum gülümsemiş, başıyla onaylayıp mezara dönmüş ve kapının karşısına geçmiş. İtmediği mi kalmış, çekmediği mi kalmış? Vurmuş, tekmelemiş, menteşelerinden sökmeye bile kalkmış. Kapıda tık yok.''

''Nasıl olur ama, o dünyanın en güçlü adamı değil mi?''

''Ne kadar tuhaf değil mi?'' Ninesi de hemfikirdi. ''Dört gün dört gece boyunca bir kayaya oturup nasıl kurtarırım onu diye çare aramış Braum. Ne de olsa bir çocuğun hayatı söz konusuymuş.

''Ardından beşinci günün sabahında, tam da güneş doğarken gözleri fal taşı gibi açılmış, sevinçten ağzı kulaklarında. ''Kapının içinden geçemiyorsam,'' demiş, ''o zaman ben de –''

Kız, kocaman gözlerle ninesinin cümlesini tamamladı. ''dağın içinden geçerim!''

''Aynen öyle demiş. Braum dağın tepesine çıkıp, yere doğru yumruklarını sallamaya başlamış. Elleri kazma kürek gibi bir aşağı bir yukarı inip kalkıyor, ardı sıra taşlar uçuşuyormuş, ta ki dağın içine girip gözden kaybolana kadar.

Köylüler nefeslerini tutmuş beklerken kapının etrafındaki kayalar ufalanmış. Kalkan toz toprak dinince Braum'u görmüşler, hazinenin ortasında duruyormuş. Bitap düşmüş ama kurtarıldığı için mutlu olan trol oğlan da kollarındaymış.

''Biliyordum kurtaracağını!''

''Lakin, daha kutlamaya fırsat bulamadan yeri göğü bir sarsıntı almış: Braum'un açtığı tünel dağın zirvesini yerinden oynatmış meğerse, o da göçmeye başlamasın mı! Hemencecik orada aklını çalıştırıp, büyülü kapıyı kaptığı gibi bir kalkanmışçasına kaldırmış, siper etmiş çöken dağa karşı. Gürültü patırtı geçtikten sonra Braum kapıya bakmış, bir de ne görsün? Tek bir çizik bile yok üstünde! O kapının çok özel bir şey olduğunu anlamış. O gün bugündür o büyülü kalkan Braum'un yanından eksik olmamış.''

Yatağın üstünde doğrulmuş oturan kız heyecanını saklamaya çalışıyordu.

Ninesi bekledi. Aldırış etmeyip ayaklanır gibi oldu.

''Nine,'' diye seslenerek onu durdurdu kız, ''bir tane daha anlatabilir misin?''

''Yarın anlatırım.'' diyerek gülümsedi ninesi, eğilip kızı alnından öptü ve üfleyerek mumu söndürdü. ''Çünkü senin uyuman lazım ve daha anlatacak bir sürü masalımız var.''

Yetenekleri
  1. PASİF​

    Meydan Dayağı​

    Braum'un normal saldırıları rakibin üzerinde Meydan Dayağı yükleri birikmesine neden olur. İlk yükün birikmesiyle birlikte, takım arkadaşlarının isabet eden normal saldırıları da Meydan Dayağı yükü biriktirir. Üstünde 4 yük biriken hedef sersemler ve büyü hasarı alır. Meydan Dayağı yiyen hedef üzerinde bir süre yeni yük birikmez ama rakip Braum'un saldırılarından ilave büyü hasarı alır.
  2. Q

    Buz Yanığı​

    Braum kalkanından buz parçaları fırlatarak, rakiplerini yavaşlatıp onlara büyü hasarı verir. Bir adet Meydan Dayağı yükü uygular.
  3. W

    Yettim Gari​

    Braum dost bir şampiyona ya da minyona doğru atılır. Hedefine ulaştığında, hem Braum hem de dost birim birkaç saniyeliğine zırh ve büyü direnci kazanır.
  4. E

    Kapı Gibi​

    Braum birkaç saniye boyunca kalkanını belli bir yöne doğru tutarak ona yönelen tüm atışların yolunu keser. Bu atışlar Braum'a isabet ederek yok olur. Braum bu yönden gelen ilk saldırının tüm hasarını ortadan kaldırır, sonrakilerin de hasarını azaltır.
  5. R

    Freljord Karşılaması​

    Braum kalkanını yere vurur. Önündeki hattın üstünde ve yakınında duran rakipler havaya savrulur. Yetenek yerde, rakipleri yavaşlatan bir çatlak bırakır.

Support karakteridir.
 
Home Register Log In
Üst