Bodycount

Asyacuk

Moderator
Moderatör
Katılım
12 Kas 2022
Mesajlar
592
Tepki
2
Bodycount’un amacı derin bir hikaye sunmak değil, elimize tutturduğu silahla, rakipleri kurşun yağmuruna maruz bırakmak. Bu formül Black’te işe yaramış, iyi mayalanmıştı. Yapılan operasyonların her daim başarılı olma olasılığı yok. Bodycount bu durumu yaşayan bir örnek olarak, beklentilerin altında kalarak bizlere sunmayı başarıyor!

Sıkıntılı ruhani devam oyunu!

Black’in arkasındaki ekipten güzel bir proje bekliyordum. Deneme sürümünde eksikler vardı, oyun cilalanır, bunlar geçer diyordum, ancak kendimi avutmuşum. Bunun sonucu tam sürümde olduğu gibi karşıma çıktı. Guildford Studio, ne yazık ki potansiyeli bir türlü kullanamamış. The Network isimli organizasyon, hükümetler arası sorunları çözmeye çalışıyor. Jackson da burada çalışan eski bir asker. Bize verilen görevleri anlımızın akıyla başarmaya çalışıyoruz. Aksiyona ve çatışmalara yönelen yapım, bazı açılardan eksik kalıyor. Bunun ilk kısmını Jackson’ın hantal kontrolleri başarıyor. Karakter sağa sola dönmeye çalışırken, hedef alırken hep bir ağırlık var. Hatta ayarları sonuna kadar kökledim, gene yemedi. Acaba benim Gamepad’te mi bir sorun var diye düşündüm. Halo ve birkaç FPS’ye girdim, olur mu olur X360’ın Gamepad’i sakata gelmiştir dedim. Sorun yok, oyunlarda gayet iyiydi.


9.jpg

Hantallık, hızlı aksiyonla birleşince durumlar çok çok iyi gitmiyor. Adamları gene takır takır vuruyoruz, ama bunun diğer kaynağı yapay zekanın geriliği. Düşmanlar genel olarak üçe ayrılmış: Arada çakallık yaptığını sananlar, aptal olanlar ve beyinden yoksunlar. Bu üç düşman tipi her daim karşımıza çatışma ortamında çıkabiliyor. Çakalım diye geçinenler arada sırada bir şeylerin arkasına saklanmayı başarabiliyor, sadece bu durumdan haberdarlar. Onun dışında ise keklik gibi üstünüze atlaya atlaya gelebiliyorlar. Diğer iki tür içinse zaten durum vahim.
 
Home Register Log In
Üst